Hakkında The Sessions
The Sessions, 2012 yapımı, gerçek bir hikâyeden uyarlanan dokunaklı ve samimi bir filmdir. Film, çocukken geçirdiği çocuk felci nedeniyle demir akciğere bağımlı yaşayan gazeteci Mark O'Brien'ın (John Hawkes) hikâyesini anlatır. Fiziksel engellerine rağmen zihni son derece keskin olan Mark, 38 yaşında hâlâ bekaretini kaybetmemiştir ve bu deneyimi yaşamak istemektedir. Bu isteğini terapisti (Moon Bloodgood) ve rahibi Peder Brendan (William H. Macy) ile paylaşır. Rahibinin de desteğini alarak, profesyonel bir seks terapisti olan Cheryl Cohen-Greene (Helen Hunt) ile çalışmaya başlar.
Film, engellilik, cinsellik, insan dokunuşunun önemi ve maneviyat gibi hassas konuları olağanüstü bir incelik ve mizah duygusuyla ele alıyor. John Hawkes'ın, neredeyse hiç bedensel hareket kullanmadan sadece yüz ifadeleri ve sesiyle muhteşem bir performans sergilediği Mark O'Brien karakteri izleyiciyi derinden etkiliyor. Helen Hunt ise, rolü gereği çıplak sahnelerde oynamak zorunda kalmasına rağmen, karakterinin şefkatli, profesyonel ve insani yönlerini mükemmel bir dengeyle yansıtıyor ve bu rolüyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Akademi Ödülü'ne aday gösterildi. William H. Macy'nin canlandırdığı anlayışlı ve modern rahip karakteri de filmin hafif ve komedi dokunuşlu atmosferine büyük katkı sağlıyor.
Yönetmen Ben Lewin, kendi de bir polio mağduru olarak, konuya son derece kişisel ve empatik bir yaklaşım getiriyor. Senaryoyu da yazan Lewin, hikâyeyi ucuz bir duygu sömürüsüne veya cinsellik vurgusuna düşmeden, insanın temel ihtiyaçlarına ve ruhsal arayışına odaklanarak işliyor. Film, 'engelli' etiketinin arkasındaki bireyi, onun arzularını, korkularını ve insanlığını gözler önüne seriyor.
The Sessions izlemek isteyenler için; bu film, sadece 'farklı' bir aşk hikâyesi değil, aynı zamanda cesaret, kabul ve insan bağının güzelliği üzerine derinlemesine düşündüren, hem hüzünlendiren hem de iç ısıtan nadir yapımlardan biri. Sunduğu otantik performanslar ve evrensel temalarla, uzun süre akılda kalacak bir sinema deneyimi vaat ediyor.
Film, engellilik, cinsellik, insan dokunuşunun önemi ve maneviyat gibi hassas konuları olağanüstü bir incelik ve mizah duygusuyla ele alıyor. John Hawkes'ın, neredeyse hiç bedensel hareket kullanmadan sadece yüz ifadeleri ve sesiyle muhteşem bir performans sergilediği Mark O'Brien karakteri izleyiciyi derinden etkiliyor. Helen Hunt ise, rolü gereği çıplak sahnelerde oynamak zorunda kalmasına rağmen, karakterinin şefkatli, profesyonel ve insani yönlerini mükemmel bir dengeyle yansıtıyor ve bu rolüyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Akademi Ödülü'ne aday gösterildi. William H. Macy'nin canlandırdığı anlayışlı ve modern rahip karakteri de filmin hafif ve komedi dokunuşlu atmosferine büyük katkı sağlıyor.
Yönetmen Ben Lewin, kendi de bir polio mağduru olarak, konuya son derece kişisel ve empatik bir yaklaşım getiriyor. Senaryoyu da yazan Lewin, hikâyeyi ucuz bir duygu sömürüsüne veya cinsellik vurgusuna düşmeden, insanın temel ihtiyaçlarına ve ruhsal arayışına odaklanarak işliyor. Film, 'engelli' etiketinin arkasındaki bireyi, onun arzularını, korkularını ve insanlığını gözler önüne seriyor.
The Sessions izlemek isteyenler için; bu film, sadece 'farklı' bir aşk hikâyesi değil, aynı zamanda cesaret, kabul ve insan bağının güzelliği üzerine derinlemesine düşündüren, hem hüzünlendiren hem de iç ısıtan nadir yapımlardan biri. Sunduğu otantik performanslar ve evrensel temalarla, uzun süre akılda kalacak bir sinema deneyimi vaat ediyor.

















